Karabük Haberleri

reklam

MUSTAFA ÇELENLİ YAZDI “ SEN ANLAT KANKA, BEN DİNLEMİYORUM!”

MUSTAFA ÇELENLİ YAZDI “ SEN ANLAT KANKA, BEN DİNLEMİYORUM!”
reklam
15 Mayıs 2026 - 8:41

Aldırmazlık, ilgisizlik, kişinin olayları ciddiye almaması, sakinlik veya duyarsızlık maskesi altında geri çekilmesine umursamazlık deniliyor. Umursamazlık; bir duruma, kişiye veya olaya karşı ilgi, alaka veya endişe göstermeme, aldırış etmeme veya kayıtsız kalma, genellikle rahatlık, tepkisizlik veya duygusal geri çekilme şeklinde ortaya çıkan bir davranış biçimi olarak ifade ediliyor.

İnsan, duyarlılığı ve duruşu ile değerlidir. Duyarlılığını kaybeden, duruşunu bozan insan değerini ve misyonunu da kaybeder. İnsanoğlunun en acı hüsranı; duyarsızlığı ve umursamazlığıdır. Umursamazlık insanın kendisine verdiği en büyük zarardır. “Boş verme” mantığı bâtılın ve günahların önünü açar. Olumsuzluklar karşısında “bir şey olmaz” anlayışı insanın insanlığını dumura uğratır.

Bugünkü umursamazlığımızın yarınlarda bize çok pahalıya mal olacağı bilinmelidir.Umursamazlık ekenin, pişmanlık biçeceğini, perişan olacağını tecrübeler hep göstermiştir. Umursamazlık bulaşıcı bir virüstür. Toplumsal vurdumduymazlığın toplumumuzu çok kötü vurduğu ortadadır. Ziraumursamazlık günahlara giden yolun önünü açar. Biz de böylece kötülüğün ömrünü uzatmış oluruz.

Kötülüklerin çıkardığı yangının iyileri de yakacağı unutulmamalıdır. Zulmü umursamayan Müslümanlar zalimler tarafından yönetilmeye mahkûm olurlar. Allah’ı ve Ahireti unutan, kulluk sorumluluklarından kopan duyarsız Müslümanlar, yaşamın anlam ve amacından hızla uzaklaşırlar. Arzular öne çıkınca, bireysel çıkarlar konuşulmaya başlanınca; ilkeler, değerler, kutsallar devre dışı kalır. Hevanın egemenliği başlayınca hassasiyetler körelir, samimiyetler sulanır. Kimse kimseyi tanımaz, takmaz ve taşıyamaz olur. Umursamazlık ailenin, akrabalığın, kulluğun, kardeşliğin içini boşaltır. Böylece toplumsal doku gün geçtikçe bozulur.

“Banane”ci, “bahane”ci bencillikler bizi bitiriyor. “Allah belasını versin!” demekle iş bitmiyor. Kötülüklere karşı durmaz, toplumsal gidişata sırtımızı dönersek işlenen kötülüklerin bir gün mutlaka bizi de bulacağını bilmek gerekiyor. Seyirci kalmak sefillerin tercihidir. “Aldırma geç git” demek aldanış ve alçalışın göstergesidir. “Nemelâzım”cı anlayış insanın insanlığının iflasına işaret eder. Her koyun kendi bacağından asılır ama asılan koyun kokar ve kokusu herkesi rahatsız eder.

Behlül Dânâ hazretlerinin, halka doğru yolu göstermek için söylediği sözlerden rahatsız olan bir gurup Hârûn Reşîd’e gelip; “Sultanım, bizim yaptıklarımızın ona ne zararı var? Bizi kendi hâlimize bıraksın. Her koyun kendi bacağından asılır” gibi sözlerle şikâyet ediyorlar. Bunun üzerine Hârûn Reşîd, Behlül Dânâ’yı çağırtıp, halkın isteğini bildiriyor. Behlül Dânâ hiç sesini çıkarmadan sarayı terk ediyor ve birkaç koyun alıp keserek bacaklarından mahallenin köşe başlarına asıyor. Birkaç gün sonra asılan koyunlar kokmaya başlıyor. Kokudan rahatsız olan aynı kişiler Hârûn Reşîd’e gelip, durumu anlatıyorlar. Harun Reşit Behlül Dânâ’yı çağırtıp, sorduğunda; Bir kötünün herkese zararı olduğunu herhalde anladılar. Ben bir şey yapmadım, her koyunun kendi bacağından asıldığını onlara gösterdim diye cevap verince Harun Reşîd ve yanındakiler verilmek istenen büyük dersin farkına varıyorlar.

“Dertsizlik derdi” toplumu ve özellikle gençliği derinden tehdit ediyor. Her devrin adamı olanlar çoğalırken, her derdin adamı olanlar günbegün azalıyor. Dava derdinden sıyrılanlar günü kurtarma derdine düşüyorlar. Konfor, kariyer, kapitale bağlı kompleks ve kaprisler kulluk ve kardeşliği bitiriyor. Müslümanların dertleriyle dertlenmeyenler kişisel gelecek derdine düşüyorlar. İnsanların acı ve ıstıraplarını umursamayanların, insanlıklarının sefaletine tanıklık ediyoruz. Zulme uğrayanların çığlığını duymazdan gelen, merhamet damarları tıkalı, yüreği nasırlaşmış, “çağın umursamayan insanı” bugün yeryüzünün en büyük şanssızlığı olarak arz-ı endam ediyor.

Katliamlar, soykırımlar karşısında kahredici suskunluğumuz ve umursamazlığımız, merhamet ve insaniyet testinde sınıfta kaldığımızı gösteriyor. Gazze’de, Filistin’de, Lübnan’da, Doğu Türkistan’da, diğer mazlûm coğrafyalarda yaşanan insanlık trajedileri karşısında susan herkes bu insanlık ayıbının suç ortağıdır! Zalim- katil İsrail ve haydut abd’nin çocuk, kadın demeden, mabet, kutsal tanımadan dünyanın en korkunç bombalarını mazlumların üzerine atarken sesi çıkmayan, vicdanı sızlamayan, gündemleri anlamsız meşguliyetlerle dolu, yapabileceği şeyleri yapmaya yanaşmayan, boykotu bile beceremeyen dünya ve Müslümanlar bu vebalin altından kalkabilecekler mi acaba? İnsanlığın tükenişini sergileyen bu utanç fotoğrafları umurunda olmayanlar insanlıktan nasıl dem vuracaklar? Umuda yolculuk adına yola çıkarken insanlık onuru çiğnenenler, Gazze’de çadırları bile bombalanırken insanlık onurundan taviz vermeyen, açlıktan ölen çocuklar ve diğer tüm mağdurlar bizim sınavımız. Bu umursamazlık korkarım gayretullah’a dokunur da bize çok ağıra ve pahalıya mal olur.

Hiçbir Müslüman, hiçbir insan bu duruma umursamazlık edemez, etmemelidir. Çünkü biz insanız, biz Müslümanız, biz sorumluyuz. İnsanlar ölebilir, insanlığın ölmediğini biz göstermek zorundayız. “Kimse yoksa ben varım!” diyebilmeliyiz. Görmemezlikten gelemeyiz, çünkü olanları da bizi de “Bir Gören” var. Bilmemezlikten gelemeyiz, çünkü her şeyi “Bir Bilen” var. O, bizi de görüyor ve biliyor ve biz bu hayatın hesabını vermek üzere O’na döneceğiz.

reklam
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

Copyright © 2023. Karabük Haberleri Her hakkı saklıdır.