Karabük Haberleri

reklam

MUSTAFA ÇELENLİ YAZDI “TESETTÜR EMREDİLİŞ GAYESİNE UYGUN OLMALIDIR”

MUSTAFA ÇELENLİ YAZDI “TESETTÜR EMREDİLİŞ GAYESİNE UYGUN OLMALIDIR”
reklam
18 Eylül 2026 - 7:54

Giyinik çıplaklar” ifadesi, Peygamberimizin, giyindikleri halde örtünme amacını tam olarak yerine getirmeyen, şeffaf veya vücut hatlarını belli eden kıyafetler giyen kimseler için kullandığı bir hadis kavramıdır. İslam kaynaklarında bu kavram, giyim kuşamın örtünmeden ziyade dikkat çekme amacına yönelmesini ifade eder ve ahir zaman alametleri arasında anılır.

Giyinik Çıplaklık” modern çağın en çelişkili, en çarpıcı kavramlarından biridir. Bu kavram, dışarıdan bakıldığında giyinik olan ama hakikatte mahremiyet sınırlarını hiçe sayan bir giyim tarzını ifade eder. Özellikle son yüzyılda kadının bedeni eşyaya indirgenerek bir tüketim nesnesine dönüştürülmüş, tesettür ise; bir duruş ve kimlik olduğu gerçeğinden uzaklaştırılarak sadece bir kumaş parçasına indirgenmiştir.

Giyinik Çıplaklıkta; kıyafet vardır ama örtü yoktur. Kumaş bedene değse de haya perdesine değmemektedir. Vücut hatlarını belli eden dar, ince, şeffaf kıyafetler tesettürün değil, teşhirin aracıdır ve bu durum çıplaklığın bir başka şeklidir. Hatta bazen daha tehlikelisidir. Zira burada dikkatleri üzerine çekmek amaçlı bilinçli bir tercih söz konusudur.

İslam’da tesettür; kadını daraltmak için değil yüceltmek içindir. Tesettür kadının değerini artırır, onu sokakta değil, hayatın merkezinde haysiyetli bir varlık olarak tutar. Giyinmiş olmak; tesettürlü olmak değildir. Bugün birçok kadın “örtündüğünü” sanırken aslında sadece “giyinmiştir.” Oysa İslam’ın muradı sadece giyinmek değil, örtünmektir. Aradaki fark; niyette ve ruhta gizlidir. Bir kimse, namaz kılarken niyet etmeden sadece namazdaki beden hareketlerini yapsa bu bir ibadet olmaz. Aynı şekilde tesettür de niyet, ölçü ve edep ile anlam kazanır.

Tesettür, bir kimliktir. İmanla bağlantılıdır. Yüce Allah, mümin kadınlara hitap ederek şöyle buyurur; “Ey Peygamber! Mümin kadınlara söyle: Gözlerini haramdan sakınsınlar, iffetlerini korusunlar ve görünen kısmı müstesna olmak üzere ziynetlerini teşhir etmesinler…” (Nûr, 24/31)

Bu emir, sadece kadının vücut örtüsünü değil, duruşunu, yürüyüşünü, ses tonunu, sosyal medyadaki görünümünü vb. de kapsayan bir emirdir. Bugün örtünmek adına sosyal medyada saatlerce süslenen, dikkatleri üzerine çeken, reklamın aracı olan pek çok kadın aslında bu ayetin hükmünü çiğnemektedir. Tesettür; dikkat çekmek için değil, dikkatleri edebe, hayaya, ahlaka, Allah’a yönlendirmek için vardır.

Giyinmiş Çıplaklık“; modern cahiliyedir. Cahiliye döneminde kadınlar ince tüller giyer, cazibelerini artırmak için adeta yarışırlardı. Bugün adına “özgürlük” denilen bu “Giyinik Çıplaklık“; aslında kadını bir eşya haline getiren çağdaş putperestliğin ürünüdür. Kadının en kıymetli hazinesi olan haya bu giyim tarzıyla yavaş yavaş tüketilmekte, ruh çıplaklığa mahkûm edilmektedir.

Allah Resûlü’nün “Haya imandandır.” (Buhârî) uyarısı bu manada çok anlamlıdır: İmandan bir parça olan haya kaybolduğunda, beden örtülse de kalp çıplaktır. Kalbi çıplak olan, nefsin rüzgarına karşı savunmasız kalır. Örtünmek bir tercihten öte bir duruştur, bir şahsiyet ilanıdır. Bizden istenen giyinik çıplaklığa karşı tesettürün ruhunu kuşanmak, görünür olmak için değil, görünmemesi gerekeni örterek Allah’a yakın olmaktır. Edep örtüsü kumaş örtüsünden önemlidir ve önce gelir.

Evlerinde kocalarına karşı dağınık ve ilgisiz, dışarı çıkarken süslenen, modayı takip ediyorum diye vücut hatlarını belirginleştiren kıyafetler giyen, topuklu ayakkabılarla, sürülen parfümlerle, yapılan makyajlarla başkalarının dikkatini çekmeye çalışan kadınlar Allah Resûlü’nün yasakladığı “giyinmiş çıplaklar” kategorisinde lanetlenenler gurubuna girmiş olurlar.

Başörtüsünün buharlaştırılması, içinin boşaltılması meydanlarda kazandığımız başörtü mücadelesinin bilinç dünyamızda kaybedilmesi anlamına geliyor. Örtü, ilgi çekiciliğe, cazibe merkezi olmaya, cinsellik kokan bir algı oluşturmaya vesile olmamalıdır. Bu tür tesettürdeki bir kadını hiç kimsenin ciddiye almaması normaldir. Bugün maalesef bazı kadınlar “Bak bana”, “Ben özelim”, “Ben güzelim” markasından giyinmeyi tercih ediyorlar.

Çözemiyorum; saçının telini sakınmak için çırpınan kadından teninin rengini göstermek için can atan kadına nasıl gelindi? Bu hassasiyet kaybolunca elbette haya da kalmıyor. Bizim kızlar örtüyü aksesuar haline getiren kapitalizmin reklam dünyasının kapak resimlerinde yer almamalıdır. Haramlar koalisyonunun ürettiği moda koleksiyonuna alet olmamalıdır.

Aslında bu durum tesettüre kurulan bir tuzaktır. Bunun adına tesettür değil “Çakma tesettür” demek daha doğru olur. Çağdaş kültür tesettürü perişan etti, telef etti, çözdü ve çürüttü. Bir kimlik, bir kişilik, bir duruş olan tesettür artık bazılarında örtmüyor. Aslında kıyafet bir boyutu ile karakterimizin göstergesidir. Belki iyi niyetlerle genç kızlarımızı ürkütmeden örtünme konusunu işleyelim diye düşünüyoruz ama doğrularımızı ve değerlerimizi zedeleme, incitme hakkımızın olmadığını da unutmamak zorundayız çünkü sonuçta tesettür bir ibadettir. Fantezi değil farzdır, Allah’ın üzerimizdeki bir hakkı ve hâkimiyetidir, Rabbin kuluna müdahalesi ve korumasıdır, Rahman’ın şefkat göstergesi ve güvencesidir. İslam’ın şiarı, müminin şuurudur.

Dün dış baskılara karşı savunduğumuz tesettürü bugün yeniden asli mecrasına çekmek zorundayız. Tesettürü içi boşaltılmış bir örtü şeklinden, özünü ve ruhunu kuşanmış bir kimliğe taşımak zorundayız. Üzerine Haya ve Takva yüklenmeyen Tesettür giyineni çıplaklıktan kurtarmaz

reklam
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

Copyright © 2023. Karabük Haberleri Her hakkı saklıdır.