Kavramlar kargaşası anlamları anlamsızlaştırıyor. Günümüzde kelimeler ve tanımlar kastî ya da bilinçsiz asli anlamları dışında kullanılıyor. Kavramlar; daraltılmış, değiştirilmiş, amaç ve kapsamlarından koparılmış kelimelere sıkıştırılarak sunulmaya çalışılıyor. “Başörtüsü” kelimesi de bunlardan biri. Başörtüsü, tesettürün bir parçası iken tesettür kelimesinin yerine oturtulmuş.
Tesettür; Erkek veya kadının dinen örtülmesi gereken yerlerinin örtülmesi anlamına gelen fıkhî bir terim. Başörtüsü; ise hanımların tesettür kıyafetlerinin sadece bir parçası. Başörtülü (hanım) denilince; inancı gereği vücudunun bütün uzuvlarını tesettüre uygun kapatan hanım akla geliyorsa tanım doğrudur. Lakin başörtülü hanımların ne kadarı kelimeden bunu anlıyor ve bu tanıma uyuyor?
Tesettür yerine başörtüsükelimesinin kullanılması toplumda iki sakıncalı anlayışın oluşmasına neden oldu. Biri, erkeklerin tesettürü (örtünmesi, harama bakmaması) göz ardı edilmeye çalışıldı. Diğeri: Bugüne kadar türban denildi, başörtüsü denildi, fakat tesettürden bahsedilmedi. Bunun neticesi olarak hanımlarımız da belki sadece başlarını örtmeyi tesettür zannettiler. Başlarını örttüler, ama vücudun örtünmesi gereken diğer uzuvlarını ihmal ettiler. Halbuki kadınların örtünmesinin gayesi, yabancı erkeklere kadınlıklarını hatırlatmayacak, erkeklerin kalbine kötü duygular getirmeyecek bir ortam oluşturmaktı.
Tesettür sadece kıyafet değildir.Bilerek veya bilmeyerek diğer bir yanlış anlatım ve anlaşılma da bugüne kadar “tesettür”kelimesinin hep kıyafet için kullanılıyor olmasıdır. Oysaki Ayet-i Kerimede gözlerin kısılmasından, sözün eğilip bükülmemesinden bahsediliyor! Demek ki dilin de gözlerin de tesettürü var! Ama onların “başörtüsü” yok! Acaba tesettür yerine başörtüsünü kullanmak isteyenler; göz, dil ve kulak tesettürünü göz ardı etmeyi mi hedeflediler?!..
Başörtülü olmak ile, başı örtülü olmak aynı şey değildir. Nice başı örtülü hanımlar var ki, tesettürlü değil! Nice başı açık hanımlar var ki, tesettürlü tarifine onlardan daha çok uygunlar. Mesela öyle hanımefendiler var ki, sadece başı örtülü değil, fakat baş harici vücudun bütün uzuvları tesettürün fıkhî anlamına uygun. Hatta göz ve sözleri, hal ve hareketleri, edep ve hayâları da tesettüre uygun. Esas olan İslam’ın tarif ettiği tesettürdür lakin toplumun bu kesimi başı örtülü ama giyinik çıplak sokak mankenleri ile İslami anlamda mukayese bile edilemezler.
Bugün, başı örtülü fakat başörtüsü dışındaki bütün kıyafeti Peygamberimizin (sav) “giyinik çıplaklar” tasvirini andıracak biçimde kadınlığı ve kadınsılığı olabildiğince teşhir eden bir giyinme anlayışı ve tarzı; maalesef nice Müslüman ailelerin kanayan bir yarası haline geldi. Rengârenk bir başörtüsünün altında, vücut hatlarını tamamen saran bir giyim tarzı, başörtüsü renginden makyaja kadar moda hastalığı Müslüman camia için fevkalade üzüntü verici bir hale dönüştü. Başörtüsünün altına saklanarak dinin kesin emirlerinden olan tesettür hükmünü dejenere etmeye, yozlaştırmaya kimsenin hakkı yoktur. Mesele başı örtülü olup olmamak değil, tesettürlü olup olmamaktır!
Gününüzde modanın etkisiyle veya başka sebeplerle, bir bütün olan tesettürün içerisinden sadece başörtüsünü tercih edenler diğer Müslüman hanımların tesettür anlayışını zedeliyor, inanç değerlerini bozuyorlar. Tesettür bir ibadettir. Şahısların ibadet kuralları koyma yetkisi yoktur. Şer’i ölçülere göre konulmuş ibadet kurallarını bozmaya kalkışanlar çok büyük vebalin de sorumlusu olmaktadırlar.
Günümüz alimlerinden Kur’an ve tefsir çalışmalarıyla tanınan Prof. Dr. Mustafa Öztürk’ün başörtüsü ile ilgili değerlendirmelerinde: “Kur’an’da ‘hımar’ (başörtüsü) tesettür konusundaki emrin sadece bir parçasıdır. Mümin kadın öncelikle İslami anlamdaki tesettürle mükelleftir. Tesettür ise, kendisini kem gözlerden koruması, buna uygun giyinip kuşanması, yine buna uygun konuşması ve yürümesidir.
Başörtüsü tek başına hiçbir şey ifade etmemekte, belki muhafazakâr bir çevreye aidiyeti imlemektedir. Baştaki başörtüsüne rağmen, giyim kuşamı dışarının bakışlarına davetiye çıkarıyorsa, teşhir ve reklam aracı haline gelmişse, bu durum başörtüsüne rağmen tesettür değil, ‘teberrüc’tür(gösteriş). Teberrüc ille de görünebilmek için yapılan her şeydir.
Tesettür aynı zamanda dini bir semboldür. Tesettürlü olan erkek ve kadın adeta, ben Allah’ın otoritesini kabul eden, ona inanan bir insanım, bana bu gözle bakın demiş ve hatta bu inancının reklamını da yapmış olur. Kur’an’ın emrettiği tesettür; kendini teşhirden ve namahrem nazarlardan sakınmak, böylece mümin kadına yakışan vakar ve ağırlığın hem giyim kuşam hem de hal ve hareket düzeyinde en iyi temsilini ortaya koymaktır.” İfadeleri konunun izahıdır.
Şurası unutulmamalıdır; Yıllarca üniversite kapılarında, tıp fakültesi son sınıfında okulu terke kadar varan tesettürlü kızlarımızın verdiği mücadele bugünkü “başörtülü tablonun” elde edilmesi için değildi. Mecliste parti kapatmaya kadar varan mücadele; böyle bir giyim tarzı için verilmedi! Bugüne kadar üniversite kapılarında ve sair platformlarda tesettür için mücadele eden ve ağır bedeller ödeyenlerin gayesi de asla bugün gelinen durum değildi.
Halen çevresindeki “mahalle baskısına!” rağmen gelenek ve süs düşüncesiyle değil, sırf Allah’ın emri olduğu için başörtüsü takan ve emrolunduğu gibi bir bütün olarak “tesettür giyim tarzı”nı tercih eden ve bunun mücadelesini vermeye devam eden hanımlarımızı, bacılarımızı, kızlarımızı tebrik ediyoruz. Rabbim niyetlerini halis, ecirlerini ziyade, mücadelelerini mübarek etsin. Yar ve yardımcıları olsun.


Cenk Gedikoğlu’nun Yeni Yıl Mesajı
Cenk Gedikoğlu’nun Yeni Yıl Mesajı
İrfan Topçu’nun Yeni Yıl Mesajı
Fatih Çapraz’ın Yeni Yıl Mesajı
İsmail Özer’in Yeni Yıl Mesajı
İsmail Özer Mobilya Yeni Yıl Mesajı
Asmar Market Yeni Yıl Mesajı
99 Köy Yolu Ulaşıma Açıldı
